İZALMED ~ İznik Anadolu Lisesi Mezunlar Derneği ~

Üye Girişi
E-Posta Adresi

Şifre
Online Üyeler
    Sitede üye yok.
Etkinlikler
Bu ayki etkinlikler (Mayıs)
Pzr Pzt Sal Çar Per Cum Cts
1
2 3 4 5 6 7 8
9 10 11 12 13 14 15
16 17 18 19 20 21 22
23 24 25 26 27 28 29
30 31
İzalmed'i Beğen

Bugün Doğanlar
Doğum Gününüz Kutlu Olsun
(11/05/2021)


İAL TARİHÇE

90’lı yıllara gelindiğinde resmi olarak ilçe olarak gözüken ama oranın yerlilerince kasaba algısında olan İznik’te, ahalinin dilinde okumuş insan olarak anılan, bu anışla kastedilenin üniversite okuyup üniversite diploması sahibi olan insan sayısı nüfusa oranla pek azdı ve böyle insanlar parmakla gösterilirdi kimilerince. Bu insanların kimisinin elinden bir öğretmeni tutmuş, kimisinin şansı yaver gitmiş, kimisi de bireysel çalışması ve mücadelesiyle üniversiteye kadar gitmiş ve diplomasını almıştı, kim bilir diğerlerinin ne hikayesi vardır? Dahası o yıllarda bir aile kurmak için lise mezunu olması bile damada artı değer kazandırırdı gelin adayının ailesinin nezdinde. Nitekim eğitim ve öğretim istisnalar haricinde – kesinlikle olumsuz bir anlam kastedilmeksizin- doğal sürecinde rastgele ilerliyordu sanki. Sistemli, üretken ve kurumsal bir bilincin sağladığı birliktelikle, özveri ve saf emekle yürütülen bir eğitim kurumunun yokluğu İznik’te her alanda kendini hissettiriyordu.

1993 senesine gelindiğinde İznik’te bir Anadolu Lisesi kurma çalışmaları sessiz sedasız yürütülmekteydi ve bu çalışmalar Milli Eğitim Bakanlığı'nın 04-08-1993 tarih 16503 sayılı kararı ile somutluğa ulaştı. İlk müdürünün Bekir Bektaş’ın olacağı bu lise henüz bir binası bile olmadan İznik sahil yolu üzerinde bulunan Endüstri Meslek Lisesi eski binasının üçüncü katında sığıntı gibi eğitim-öğretim faaliyetine 1993-1994 sezonunda başladı. Müdür, müdür muavini, türkçe öğretmeni, biri kadrolu ikisi görevlendirmeli olmak üzere üç ingilizce öğretmeni olmak üzere 6 personel ve 91 öğrenci ile eğitim-öğretime başlayan bu yeni yaşamın başlangıcında belki de okulun varlığı o yıllarda sadece öğrenci ve aileleri, öğretmenler ve kendi çevreleriyle sınırlıydı, yani küçük bir topluluk dışında oranın halkı tarafından bile bilinmiyordu bu varlık. Çocukluğun masumiyeti, saf haşarılığıyla kim bilir ne şakalara, muamelelere maruz kalmıştı lisemizin ilk öğrencileri, onlardan dinlemek lazım bu ilk yıllarını… İznik’te bir yavru doğmuştu, bu yavru kendini oluşturan öğretmen ve öğrencileriyle yavaş ve emin adımlarla büyüyecek ve ileride adından sadece İznik’te, Bursa’da değil tüm ülkede söz ettirecekti. Bu yapının başında resmi olarak müdür olarak bulunan ama öğrencilerin gözünde bazen sert bazen en nüktedanlığıyla baba gibi görünen Bekir Bektaş, belki de daha en başından ne yapacağını bilerek ya da sezinleyerek başında bulunduğu okulun ileride nerelere geleceğini görerek giriştiği bu sürecin sonunda çalışma arkadaşlarıyla yürüttüğü mücadeleden beklediği sonuçları alacak ve bununla yetinmeyip daha iyi sonuçlara yelken açacaktı. Ama sene daha 93’tü ve okulun ilk mezunlarını vermesi 7 yıl sürecek ve milattan sonra ikinci milenyumda nasıl bir başarıya imza atıldığı görülecekti. O zaman daha ilkokuldan yeni çıkmış okulumuzun ilk öğrencileri olan arkadaşlarımızdan kimisinin Cerrahpaşa Tıp’a kimisinin ODTÜ’ye, İzmir’e, Eskişehir’e, kimisinin mühendisliğe kimisinin öğretmenliğe gideceği söylense herhalde şöyle bir bakarlar ya futbol maçlarına kaldıkları yerden devam ederler ya da ip atlamayı sürdürürlerdi. Efendim, bu noktada okulumuzun ilk öğretmen kadrosunu da buradan açıklayalım bu vesileyle: _(öğretmen kadrosu)__. Okulumuzun kurulup oksijen alıp vermeye başladığı bu ilk yılda, bu binada ne anılar yaşadı ilk mezunlarımız olan arkadaşlarımız ve öğretmenlerimiz dersten kaçıp hemen karşılarındaki göle yüzmeye gidenler el kaldırsın …

Endüstri Meslek Lisesi binasında 1 yıl misafirlikten sonra okulumuzun belki artık nüfusu artacağından belki başka sebeplerden yeni bina arayışı gündeme geldi. Bu arayışın sonunda Endüstri Meslek Lisesi’nin misafirperverliğine teşekkürler sunulduktan sonra okulumuz 1994 Temmuz ayında İznik Lisesi üçüncü binasına, bugün Şehit Sedat Pelit Anadolu Lisesi’nin alanında ona komşu olan Halk Eğitim Merkezi olarak faaliyet gösteren binaya taşınmış, bu sefer de o zamanlar adı İznik Lisesi olan İznik’in en eski liselerinden birine komşu olmuştu. Okulumuz misafir olarak başladığı yaşamına komşu olarak devam edecekti ama halen kendini rahat hissedeceği bir binaya sahip olmamanın sıkıntısı içindeydi belki de dili olsa da konuşsa! Şimdi yalı boyundan çarşı yerine gelmişti…

Okulumuzun bu ikinci binasında okuyan öğrencilerde bu binanın ve orada geçen yılların da yeri ayrıdır. Kimi kısa süren ama ilk duyguların heyecanıyla akılda kalıcılaşan lise aşkını yaşamış, kimi bir ömür boyu sürecek birlikteliklerinin ilk adımını burada atmış, kimi ilk sigarasını gizli gizli burada tüttürmüş, kimi ilk öğretmen köteğini burada yemiş, kimi okuldan kaçarken yakalanmış, kimi o veya bu sebepten kavga etmiş komşusuyla, kimi ergenliğinin ilk gözlemlerini, deneyimlerini burada edinerek yetişkinliğe uzanmaya başlamış ve daha neler neler… Okulumuzun bu ikinci ikamet adresinde ise okulumuzun ilk dört nesli öğrencilik hayatlarının bir kısmını geçirdi ve okulumuzun canlılığını sürdürdüğü 1994-95, 1995-96, 1996-97 eğitim-öğretim yılları burada tamamlandı. Okulumuz büyüyor, gelişiyor artık ne derslik yetiyor ne nitelikli bir eğitim için gerekli gereç ve ortam sağlanabiliyor ne de bu durum kaldırılabiliyordu. Okulumuzun kendine ait bina arayışı çok daha önceden başlamış, okul yapımı için İznik’te Üyecek Mevkii denen alanda 11072 m2 alan olarak tahsis edilen hazine arazisi üzerine 1995 yılında 1038 m2 olarak inşa edilmesi planlanan okulumuzun bugünkü binasının ihalesi yapılarak inşaatına başlanmıştır. Okulumuzun kendi binasının inşaat sürecinde Bekir Bektaş öğretmenimizin bireysel çabaları etkili olmuş, kendisi binanın yapım aşamasında da burayı kendi evi gibi görerek titizlikle bizzat ilgilenmiş, elinden geldiğince her şeyin tam ve sağlam olmasını sağlamış ve sonunda 1997 Ağustos ayında okul inşaatı tamamlanmış ve aynı ay içerisinde bu binaya taşınarak dört yıl süren seyahatinden sonra okulumuz kendi evine kavuşmuştur. Okulumuzun yapım aşamasında yaşananlar çeşitli öğretmenlerimizden edinilebilir. Velhasıl okulumuzun iki bloktan oluşan ana bina yapımı tamamlanmış ve bugünkü okul binamız 1997-1998 eğitim-öğretim yılında kapılarını açmıştı. Okulumuzun o zamanki görünümü şöyleydi: Ana bina iki bloğuyla sade ama heybetli görünüyor, ön bahçede henüz beton atılmamış yerler bulunuyordu. Açılışın ilk gününde halen basketbol ve voleybol sahalarında işçiler çalışıyor, çimento karıp, daha sonra basketbol ve voleybol sahası olacak yerlere bu çimentoyu döküp, işliyorlardı. Okulumuzun bugün çim olan futbol sahası ise toprak, taşlı ve zemini de bozuktu. İçine girildiğinde yeni yapıldığı içerde hala varlığını sürdüren boyanın kokusundan anlıyor, binanın sizler için hazırlandığı izlenimini alıyor, kıvanç ve heyecan duyuyordunuz. Kütüphanesi henüz boştu ama orası da Emin Üstün öğretmenimizin öncülüğünde kısa sürede var edilecek ve kapılarını öğrencilerin aydınlanması, kültürlenmesi, bilgilenmesi amacıyla açacak, boş vakitlerin satranç oynanarak, ders çalışılarak, kitap okunarak geçirileceği bir yer halini alacaktı. Burası ileride her parçasıyla İznik’in eğitim-öğretim üssü diye kafalara kazınacak binaydı.

Okulumuzun bugünkü binasının öğrencilerin hayatında diğerlerine göre daha farklı bir yeri de vardır. Bu binada “okulumuz” kavramı oluşmuştur da ondan. Okulumuzun bulunduğu alanın yeşertilmesinde, düzenlenmesinde bizzat öğrencilerimiz ter dökmüştür. Bilenler bilir ve belki de halen bu devam etmektedir, Beden Eğitimi öğretmenimiz Sadettin Şen Beden Eğitimi derslerinde kâh bahçedeki çöpleri toplatır, kâh o zamanlar toprak olan futbol sahasının taşlarını toplatırdı. Yine onun rehberliğinde voleybol, basketbol, futbol sahalarının çizgileri çeşitli öğrencilerce çekilmiş, potalar ve kale direkleri dikilmiş, file gerilmişti. Okulumuz alanının içinde bugün sıcak ve güneşli havalarda gölgesinde soluk alınan ağaçlar bizzat öğrenciler ve öğretmenlerimiz tarafından o ilk zamanlarda dikilmişti. İsim vermenin ya da hangi dönemin daha fazla emeğinin geçtiğinin tartışmasının anlamsız olduğunu belirterek, kısaca okulumuz öğretmeniyle, öğrencisiyle, çalışanıyla yaşamlarımızda özel bir yer tutmuştur. Okulumuz kendi evine geçtikten sonra kurulan voleybol, basketbol, futbol takımları ilçe ve il bazında çeşitli başarılara imza atmış, yine satrançta, masa tenisinde yetenekli arkadaşlarımız gerek bireysel gerekse okulumuzu da içinde bulunduran başarılara imza atmış, okulumuz kendini sportif faaliyetlerde de hissettirmiştir. Takımlarımızın ve arkadaşlarımızın yenilgisi hepimizin üzüntüsü, galibiyeti seviyeli bir biçimde hepimizin sevincine dönüşmüştür. Üniversite yolunda sayısız soru çözüp, sayısız deneme sınavına girdik ve bu devam da etmekte. Bu yolda kimi öğretmenlerimiz üstün gayretleriyle öğrencilerin kalbinde taht kurmuş, kimiyse çeşitli özellikleriyle akıllarda yer almıştır. Öğretmenlerimize ayrı ayrı bu satırlarda değinmek zor, hepsine buradan sonsuz teşekkürlerimizi sunalım. Onların değerleri şüphesiz ayrı ayrı bilinmekte öğrencilerce, mezunlarca… Bundan sonra kısaca geçecek olursak; okulumuz ilk mezunlarını 2000 yılında vermiş ve üniversiteye 37 genç beyin göndermiştir. Bu başarı yıllar geçtikçe artmış ve bugün toplamda üniversite mezunu olmuş ve olmaya adaylar 700’ü bulmuştur. Bu sayının İznik için ne kadar önemli olduğunu ve sayıdan öte bu sayıyı oluşturan insanların nitelikleri düşünüldüğünde okulumuzun ne kadar ciddi bir potansiyel barındırdığı aşikâr bir gerçek. Başarılarıyla, çabasıyla ve yöneticiliğiyle artık kendini kanıtlamış ve gerek okulumuzun tarihinde efsanevi bir noktaya yükselmiş gerekse İznik için olmayacak denenleri olur yapmada kendini göstermiş müdürümüz, öğretmenimiz, babamız Bekir Bektaş 2007 yılında emekliye ayrılarak yerini yine okulumuz öğretmenlerinden Cemalettin Önalan’a bırakmıştır. Okulumuz yaşamına devam etmekte, öğretmeniyle, öğrencisi, çalışanı ve mezunuyla ilerlemesine devam etmektedir ve edecektir.

Okulumuzun tarihi üzerine yazılacak daha onlarca sayfa var kuşkusuz ve bu sayfalar okula yeni arkadaşlarımızın katılımı ve yaşantılarıyla artacaktır da. Tarih geçmiş ve ölü değildir, şimdiyi de geçmiş kadar içinde barındırarak geleceği kuran canlı, dinamik, devingen bir yapıdır. Dolayısıyla burada yazılanlar okulumuzun tarihi için ne yeterlidir ne de son nokta konmuştur bu yazıyla. Son olarak her ne kadar sürç-i lisan ettikse affola…